BEST Dergisinde Acar Baltaş

best166-min

FUTBOLDA PRİM YOLUYLA MOTİVASYON

 

 

Misyonla yönetmek

Maddi teşvik yoluyla motivasyonu artırmak belirli işlerde mümkündür: İlginç olmayan, yapanın yaratıcılığını ve zihinsel katkısını gerektirmeyen, tekrara dayalı işlerde (düğme dikmek, vida sıkmak vb.) dış ödüller performansı geliştirir. Buna karşılık futbol gibi teknik motor becerinin ve zihinsel odaklanmanın büyük önem taşıdığı işlerde, maddi ödüller beklenenin tam aksi yönünde sonuç verir ve performansı düşürür.

Yaratıcılık ve zihinsel odaklanma gerektiren işlerde esas motivasyon kaynağı “anlam duygusu”dur. Ayrıca ödülün büyüklüğü kural dışı (doping) veya sportmenlik dışı (hakemi aldatma) gibi yollara sapmaya neden olur. Bu nedenle bugün iş hayatında da çağdaş yönetim anlayışına sahip iş liderlerinin birlikte çalıştığı kişileri kontrol ve emir yoluyla değil; misyon ve anlam duygusuyla yönetmeleri beklenmektedir.

Derbi galibiyetine özel prim yanlıştır

Futbol hayatını düzenli olarak milli takımda oynayarak geçirmiş, fakat hiç şampiyonluk yaşamamış futbolcularla birlikte bulundum. Sağlıklı bir futbolcu önemli bir derbiye veya milli maça hazırlık döneminde başarılı olmak için yeterli ve optimal fizyolojik gerilime, dolayısıyla psikolojik motivasyona sahiptir. Her düzeyde futbolcu için bir milli maçı veya derbi maçını kazanmak unutulmaz bir anıdır. Öte yandan vaat edilen para daha gelmeden zihinde harcanır ve oyuncunun odağını bozar. Önemli bir derbi veya milli maç galibiyetini yüksek bir primle ödüllendirmeye çalışmak, fizyolojik gerilimi yükseltir ve başarı için gerekli olan optimal düzeyin üzerine çıkartır. Örneğin ezeli rakibini uzun yıllardır sahasında yenemeyen büyük bir takımın, yine sahasında oynanacak derbi maçında bunu başarmasının parasal karşılığı ne olabilir? Böyle bir maç öncesinde galibiyete özel prim vaat etmenin hiçbir yararı yoktur. Tam tersine primi iptal etmek ve galibiyet halinde takım resmini poster yaparak veya tişörte basarak taraftara bir sonraki maçta dağıtmak çok daha etkili bir motivasyon yoludur.

Galibiyet primi futbolun kabul edilmiş bir parçasıdır. Bunun için sezon veya turnuva öncesinde belirlenen plana sadık kalmak yeterlidir. Belirlenen prim tutarlarının büyük olmaması gerekir. Türkiye’den çok daha zengin ülkelerin, önemli başarılar için çok daha alçak gönüllü ödüller vermelerinin nedeni, yukarıda anlatılan bilimsel gerçekleri bilmeleri veya bilenlere danışmalarıdır. Başarılı yöneticiler oyuncularını parayla değil, anlam duygusuyla motive ederler.

Ödül kimin cebinden çıkıyor?

Peki yöneticiler neden bu yolu seçer? İnsanları harekete geçiren değerleridir. Her yönetici kendi motivasyon ögesini evrensel ve herkes için geçerli kabul ederek aynı ögeyle insanları motive etmeye çalışır. Futbolu yöneten yöneticilerin çok büyük çoğunluğunun hayattaki en önemli değeri paradır. Bu nedenle yönetici, kendisini memnun edecek ve “başarılı yönetici” olarak görülmesini sağlayacak sonucu almak için galibiyet primini artırmayı tek yol olarak görür. Futbol yöneticilerinin başarı için ödülü artırmasının önemli bir nedeni de, ödülün kendi ceplerinden çıkmayıp başkaları tarafından ödenecek olmasıdır. Böylece yetki sahibi yönetici, önemli başarının verdiği mutlulukla soyunma odasına girdiğinde, bazı elebaşı oyuncuların yarattığı coşku karşısında “Ağanın eli tutulmaz” edasıyla toplumda rahatsızlık yaratacak ödüller vadeder.

TFF’nin yüksek miktardaki ödülleri savunurken kullandığı gerekçe, maddi kaynağın vergilerden değil, federasyonun kendi etkinliklerinden yaratıldığı yönündedir. TFF’nin esas görevi ülkede futbolun alt yapısına daha çok yatırım yapılması ve sadece erkeklerin değil, kadınların da uluslararası düzeyde rekabet edebilmesini sağlamaktır. Bu nedenle TFF kaynağını, vergi vermeme imtiyazına sahip, para içinde yüzen profesyonel oyunculara dağil, hocalardan başlayarak futbolun alt yapısına, gençlere ve çocuklara yönlendirmelidir.

Sonuç

Futbolcu mesleğini profesyonel olarak yapan, Milli Takım’da oynamak için riske giren ve özel hayatından fedakârlıkta bulunan bir kişi olduğu için, maddi ödüllendirmeyi savunanlar vardır. Bu görüşte olanların şu iki gerçeği göz önünde bulundurmaları gerekir. Birincisi, Milli Takım’da oynamak bir futbolcunun futbol piyasasındaki değerini yükseltir. Bu önemli bir ödüldür. Avrupa veya Dünya Şampiyonası gibi önemli bir şampiyonaya katılmak ve uluslararası futbolun vitrinine çıkmak, her futbolcu için unutulmaz ve değerine paha biçilemez bir yaşantıdır. Bu primden daha büyük bir ödüldür. Bu nedenle oyuncuları maddi ödüllere değil, onun ötesindeki manevi ödüllere odaklamak bir anlayış ve beceri işidir. Çağdaş yöneticilerden de beklenen bu beceriyi göstermeleridir.

 

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.