Dopamin‘in Başımıza Açtıkları

dopamin.jpg_381532

İnsan beyninde kumarhanelerin istismar etmeyi çok iyi bildikleri bir kusur vardır. İnsanlar şaşırtıcı ödüller karşısında daha çok heyecanlanırlar. Tahmin edilemeyen ödüller, önceden tahmin edilenlerden üç kattan fazla daha fazla heyecan verir. Buna neden olan beyinde, insanın kendisini iyi hissetmesini sağlayan dopamin maddesidir. Ani dopamin artışı yoğun haz verir.

Basketbolda “sıcak el”

Basketbolda sorgulanmadan kabul edilen “sıcak el” sendromu vardır. Oyuncuların elleri sıcakken daha iyi şut attığına inanılır. Bunu sorgulayan Amos Tversky, oyuncuların son birkaç kez şutu soktuktan sonra şut yüzdesinin yükseldiğine dair hiçbir kanıt bulamamıştır. Şut atmak, yazı tura atmaktan farksızdır. Her oyuncu sonunda kendi ortalamasını yakalar. Ortaya çıktığı düşünülen seriler hayal gücünün ürünüdür. örneğin %46 isabet ortalamasıyla oynayan bir oyuncu, üst üste üç isabetten sonra %34 e düşer. üst üste üç atış kaçırdıktan sonra da %33 e iner.

Dopamin hücreleri, gerçekten tahmin edilebilecek olayları tahmin etmekte yardımcı olur ancak tesadüfi olaylarla karşılaşınca bizi yanıltırlar. örneğin T-labirentinde fareler yiyeceğin daha çok sol tarafa yerleştirildiğini çözer, hep sola gider ve sonuçta %60 başarı sağlar. Buna karşılık Yale üniversitesi öğrencileri ise tesadüfi ağırlıklı yüklemeyi reddetmiş, işin mantığını anlamaya çalıştıkları için %52 başarıya razı olmuşlardır.

Kumar makinelerinin programını veya basketboldaki “sıcak el”in arkasındaki sırrı bulmaktan o kadar heyecan duyarız ki, beynimiz olayları yanlış yorumlar. Basketbolcularla ilgili araştırmayı yapan Tverski’ye göre; “en iyi şutörler her zaman “soğuk” olduklarını düşünürler.” Hisseden beyindeki bu kusur, borsa oyuncularının kararları üzerinde önemli sonuçlar doğurur.

Borsada “iniş-çıkış grafikleri”

Borsa tesadüfi sistemin klasik bir örneğidir. Bir hisse senedinin geçmişteki hareketi, gelecekteki hareketini tahmin etmek için iyi bir gösterge değildir. Pazarın yapısal tesadüfiliğine ilk kez Eugene Fama 1960’larda dikkat çekmiş ve Wall Street’in bir kumarhane olduğunu söylemiştir. Ancak hisse senedi piyasasının tehlikeli tarafı, kısa sürede tahmin edilebilir gibi görünmesidir. Dopamin mekanizması bu durumda işin mantığını veya “sır”rını keşfetmek ister. Ancak gerçekte çözülecek bir sır olmadığı için de anlamsızlığa anlam yüklemeye çalışır ve sinir bilimci Z. Montague’ye göre, “bulutlarda Snopy görmeye başlar.”

İnsan beyninin ödülleri en üst seviyeye çıkartma hevesi sahibini uçuruma sürükler. Montague görüşünün geçerliliğini sınamak için her birine 100 dolar verdiği denekleriyle borsa simülasyonu yapmıştır. Denekler, 1929 DOW, 1986 NIKKEI, 1987 S&P 500, 1998 NASDAQ Borsalarının tarihsel verilerine oynadıklarını bilmeden kendi yatırım kararlarını vermiş ve karlarını yükseltmeye çalışmışlardır. Bu arada araştırmacılar, deneklerin beyinlerinde olan biteni kaydederek izlemişlerdir.

Borsa dalgalanmaları sırasında dopamin hücrelerinden zengin olan ventral kaudat bölgesinde faaliyet yoğunlaşmıştır. Bir oyuncu portföyünün onda birini borsaya sürdüğünde ve arkadan güçlü bir yükseliş geldiğinde, kazandığı paranın hazzını yaşamak yerine; beynindeki hayali hata mesajı nedeniyle, kaçırdığı karların pişmanlığını yaşamaya başlar. Bu durumda kişi bir daha ki sefere daha yüksek risk alma eğilimine girer ve yukarda sıralanan balon dönemlerinde olduğu gibi, bu durumun balon olmadığından emin olarak, borsaya daha yüksek miktarlarda para akıtmaya başlar.

Montague’nun deneklerinin büyük çoğunluğu, ellerindeki paranın tümünü yükselen borsaya yatırmışlardı. Tam bu sırada balon patlamış, bu kez de deneklerin hepsi borsadan çıkmak için harekete geçmişlerdir. Değeri düşen yatırımlarını elden çıkarma telaşı mali paniğe ve borsanın çökmesine yol açar.

Bu bilgileri derlediğim “Karar Anı” kitabının yazarı J. Lehrer’e göre buradan çıkartılacak en önemli dersin, finans piyasalarını beynimizle yenmeye çalışmanın aptalca olduğudur. çünkü, beynimizdeki dopamin mekanizması, Wall Street’in (veya IMKB’nin) rastgele salınımlarıyla başaçıkabilecek şekilde tasarlanmamıştır.

Uzun dönemde rastgele seçilmiş borsa portföyü, hayali modelleri olan çokbilmiş ve hizmetini yüksek komisyonlarla pazarlayan uzmanlardan daha yüksek getiri sağlar. Borsa portföyünde hiç değişiklik yapmayan bir yatırımcının, ortalama aktif bir yatırımcıdan yaklaşık %10 daha fazla kazandığı saptanmıştır.

Sonuç

Borsa yatırımcıları sadece Amerika’daki gibi derinliği olan piyasalarda değil Türkiye’deki IMKB gibi daha sığ ve üstelik manipülasyona açık piyasalardaki mali başarının sırrını aramaya devam etmektedir. Ancak gerçek sır şudur: “Sır diye bir şey yoktur” ve duygularımız bunu anlamakta ve anlasa da kabullenmekte zorluk çekmektedir.

Kaynaklar:

T Gilovich, R. Vallone, A. Tversky: “The Hot Hand in Basketball: On the Misperception of Random Sequences”.Cognitive Psychology, Vol.17, 1985
J.Lehrer: Karar Anı. Butek A.Ş., 2009

Sending
User Review
0 (0 votes)
One Comment

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.