Peryön PY Dergisinde Acar Baltaş

py-peryon-dergisinde-acar-baltas

Yetkinlik Modelinin Sonuna Doğru

Geçen yazımızda 70’li yılların ortalarında başlayan ve insan kaynakları alanında büyük bir boşluğu doldurmuş olan yetkinlik modelinin zaman içinde nasıl ayrıntılar içinde kaybolduğunu ve ortaya uygulanması imkansız performans süreçleri çıkartmaya başladığını yazmıştık. Örneğin, bir yöneticinin 4 kurumsal 3 fonksiyonel ve 4 yönetsel yetkinlik açısından değerlendirilmesinin gerçekçi olmadığını söylemiştik. Bu tür uygulanması imkansız yetkinlik modellerinin çıkmasının arkasındaki sebep, insan kaynaklarının görev için hazırladığı taslağı yöneticinin genişletmesi, daha sonra yabancı danışmanların bunu iyice genişleterek kurumu kendileri olmaksızın uygulanamayacak hale getirmesi yatmaktadır. Unutmamak gerekir ki, “Mükemmellik, eklenecek bir şey değil, çıkartılacak bir şey kalmadığında” sağlanır. İnsan kaynakları uzmanları, bazı kavramlar üzerinde anlayış birliği sağlayamamaktadır. Ana yetkinlik, alt yetkinlik gibi ve bunların her düzeyde farklı ortaya çıkışları gibi, işi bu olan insanların yönetmekte zorluk çekeceği süreçler ortaya çıkacaktır. Bir de bu performans sistemlerinin, işi bu olmayan insanların eline verildiğini ve çalışanları bu kriterler açısında değerlendirdikleri göz önüne alınırsa, birçok kurumda performans yönetimi konusunda yaşanan kaosun nedeni kolaylıkla anlaşılır.

Pozitif psikoloji alanındaki gelişmeler, yetkinlik modeline düşünmeye değer alternatif çözümler getirmektedir. Pozitif psikolojinin temeli “iyi”lik durumunun, “akış hali” nin, iş’te anlam duygusu bulmanın incelenmesine dayanır. Buna karşılık geleneksel İK yaklaşımı, iş’te anlam duygusunu neden bulamadığımızı, çalışanlarda görülen depresyonu, pazartesi sendromunu ele alır. Her insanın “güçlü yönleri” ve “gelişmeye ihtiyaç duyulan yönleri” olduğu varsayımından yola çıkar. “Zayıflık” sözü İK literatüründe yer almaz. Diğer taraftan gelişmeye ihtiyaç duyulan yönler üzerinde gelişim planları yapılır, hedefler koyulur ve taahhütler alınır. Bu çabaların sonucunda da çok sınırlı bir gelişme elde edilir. Bu gelişme de çok kere enerjinin, güçlü yönlerden çekilmesi karşılığı elde edilir. Bir başka deyişle beklenen gelişme astarı yüzünden pahallıya mal olur.
Benzer sıkıntıları hisseden biri İngiliz diğeri Amerikalı psikolog; Adrian Furnham ve Robert Hogan klasik yetkinlik anlayışının yerine pozitif psikolojinin erdem anlayışını önermektedir. Bence İK profesyonellerinin ve bu sistemi yürütmek mecburiyetinde bırakılan tüm yöneticilerin aşağıdaki 6 erdem üzerinde düşünmesinde yarar bulunmaktadır. Bu konuda Seligman’la uzun süredir birlikte çalışan Peterson’un çalışmaları İK uygulamalarına yeni bir boyut kazandırma potansiyeline sahiptır.

1) Olgunluk ve bilgi: En değerli sayabileceğimiz bu erdem, açık fikirlilik ve öğrenmekten zevk almayı içerir. Olaylara geniş açıdan bakmak, resmin bütününü görebilmek ve çevresindekileri de aydınlatmak bu erdeme sahip kişinin özellikleridir.
2) Cesaret: Bu erdem, sürekli ve kuvvetli bir dirence rağmen değer verdiği bir amacın arkasından gitme gücüdür. Enerji, kararlılık ve sebat gerektirir.
3) İnsanlık: Bu erdem, empati, nezaket ve sıcaklığı içerir. Çevresindeki insanların ihtiyaçlarına duyarlı olmak, insanlar arası ilişkileri yönetmek, ihtiyaç duyanlara yardım etmek bu erdeme sahip olanların özellikleridir. Bu özelliklerin bir bölümü, duygusal zeka nitelikleri arasında sayılır.
4) Adalet: Gücü elinde bulunduran kişinin sahip olması gereken özelliklerin başında gelir. Her düzeyde ekip çalışmasının düzenli yürümesi için görevlendirmelerin, sorumlulukların ve ödüllerin eşit ve adil dağıtılmasını içerir.
5) Dengelilik: Bu erdem, aşırı olan her şeyden kaçınmak anlamına gelir. Kendini yönetmeyi ve dengelemeyi bilen insanlar, aşırı alkol ve sigara tüketmekten, keyfe düşkün olmaktan ve hatta aşırı çalışmaktan dahi kaçınırlar. Çünkü aşırı olan hiçbir şey başarı getirmez. Dengelilik kişinin kendine atfettiği değerde de ölçülü olmasına, ve dolayısıyla alçak gönüllü olmasına imkan verir. Duyguları ve davranışları denetlemeyi içine alan bu erdem, belirli ölçüde tedbirli olmayı da gerektirir. Bu erdeme sahip insanların güçlü yönlerinden biri de hoşgörülü ve bağışlayıcı olmalarıdır.
6) Anlam Bulmak: Bu erdem, estetik ve güzel olanı fark etmeyi, hayata ve yapılan işe anlam yüklemeyi iyimser olmayı umutlu olmayı içine alır. Emek verilen her şeyin değerini fark etmek ve manevi değerlere sahip olmakta bu erdemin içindedir.

Bu tür bir erdem modeli 19. yüzyıla ait gibi gözükse de, modern psikolojik araştırmalarla güçlü bir şekilde desteklenmektedir. Bu nedenle yakın gelecekte terk edilecek olan yetkinlik modelinin yerine bir alternatif doğmuş gibi gözükmektedir.

Sending
User Review
0 (0 votes)

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.