Risk Altında Karar

risk-karar.jpg_4815209[1]

Şöyle bir durumla karşılaştığınızı düşünün. Bir oyunda garanti olarak 3.000 TL kazandınız. Bunu 4.000 TL’ye çıkartmak isterseniz şansınız %80 olacak ancak %20 ihtimalle de hiç bir şey kazanmayacaksınız. Hangi seçeneği tercih edersiniz? Büyük bir ihtimalle bu sorunun sorulduğu birçok kişi gibi, siz de riske girmektense garanti olanı seçerdiniz.

Şimdi de şu seçenekler arasında bir seçim yapacak olsanız nasıl karar vereceğinizi düşünün. Bu defa oyunda 3.000 TL kaybetmeyi kabul etmek seçeneği karşısında, %20 ihtimalle hiçbir kayba uğramamak ancak %80 ihtimalle de 4.000 TL kaybetmek durumunda kalacaksınız. Hangi seçeneği tercih edersiniz?

Daniel Kahneman uzun yıllar birlikte araştırma yaptığı arkadaşı Amos Tversky ile bu soruyu sordukları kişilerin %92’sinin mutlak kaybı kabullenmektense, daha fazla kaybı göze aldıklarını gördüler. Ben de bu soruyu yönelttiğim çalışma gruplarımda benzer bir sonuçla karşılaşıyorum. Araştımacıların 1972 yılında Econometrica Dergisi’nde yayınladıkları bu çalışma, o zaman fazla kimsenin ilgisini çekmemiş ve bilim adamlarının küçük meraklarını tatmin etmek için yaptıkları araştırma olarak değerlendirilmişti. Ancak daha sonra Nobel Ekonomi ödülü ile devam eden yoluculuğunda Kahneman’ın bu çalışmaları, karar süreçleri üzerindeki duygusal faktörleri ortaya çıkartarak “Davranışsal Ekonomi” disiplininin doğmasını sağladı. Bugün karar mekanizmasıyla ilgilenen yazar ve akademisyenler için yukarıda verdiğimiz araştırmada söz edilen”Prospect Theory”, önemli bir referans olarak kabul edilmektedir.

“Prospekt Kuramı” insanların rasyonel bir karar verdiklerini düşünürken nasıl mantık dışına çıkıklarını göstermesi açısından önem taşımaktadır. Bu özellikle risk altında verilen kararlar için geçerlidir. çünkü gerçekte mantıklı olan, çoğunluğun verdiği kararın tersini uygulayıp, ilk durumda risk almak; ikinci durumda da kaybı kabul etmektir. İlk uygulamada 4.000TL kazanma şansı %80’dir ve bu durum (4000×0,80) karşılığı olan 3.200 TL olmaktadır. Bir başka ifadeyle riske girmenin (kumar oynamanın karşılığı garanti kazanç olan 3.000 TL’den 200 TL fazladır. Para kaybetme ihtimali belirdiğinde, hiçbir şey yapmamak kaybı daha acı kılar. Benzer şekilde, aynı kural uyarınca %80 ihtimalle 4.000 TL kaybetmek, cebinizdeki paranın 3.200 TL eksilmesi anlamına gelir. Ayrıca 3.000TL’lik garanti bir kayba razı olmayı tercih etmek demek, ortalama olarak cebinizde 200 TL daha fazla kalmasına yol açar.

Pişmanlık acı verir

Kahneman’a göre bu gibi durumlarda bütünüyle mantıklı hareket etmek çok zordur. çünkü para kaybetme ihtimali, hisseden beyinde pişmanlığı tetikler. 4.000 TL kazanmak için %80 şansınızı kullanır ve hiç bir şey kazanamazsanız, 3000 TL’den vazgeçmiş olduğuz için kendinize karşı büyük bir öfke duyarsınız. Hiçbir şey kaybetmektense daha küçük bir miktara razı olmak, hiçbir şey kazanmama ihtimaline ağır basar. Geçen yıllarda televizyonda çok popüler olan “Var mısın Yok musun” programına katılanların başlangıçtaki büyük iddialarına rağmen, programın ilerleyen dakikalarında göz diktikleri büyük ikramiyeyi kovalamaktan vazgeçip çok daha mütevazı kazanca razı olmalarının nedeni, pişmanlık duygusu yaşamaktan kaçınmalarıdır.

Kayıptan kaçınmak, belki de bize büyük atalarımızdan miras kalan canlılığı korumaya dönük, çok temel bir dürtüdür. Yale üniversitesi’nden bir grup araştırmacı, kayıp ve kazanç konusunda eğittikleri 5 kapuçin maymunuyla yaptıkları araştırmada da, %71 oranında kayıptan kaçıma davranışı gözlemişlerdir. çünkü pişmanlık ve aldatılma insanın beyninde fiziksel acının geçtiği yolu kulanır. Bu nedenle insanlar risk karşısında hisseden beyinlerini kullanır ve verdikleri kararı (daha önceki yazılarımızda anlattığımız gibi) düşünene beyinlerine havale ederek gerekçelendirirler. Bunun sonucunda da gerilimden kurtulurlar.

 

Sending
User Review
0 (0 votes)

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.