Şans Başarıyı Ne Kadar Etkiler?

sans-ve-basari.jpg_14101599

Son zamanlarda ilgimi çeken bir konu şans, talih ve kaderin tanımı ve bunun insan hayatındaki yeri. Özellikle futbola yakın olduğum zamanlarda bu kavramların çok fazla kullanıldığına ve gerçek anlamlarını aşan yüklemeler yapıldığına tanık oldum. Bu konuyu seminer gruplarına getirdiğimde de katılımcılar arasında farklı görüşler olduğunu ve konunun heyecan yarattığını gördüm. Bu nedenle bu yazının okuyucuların da ilgisini çekeceğini düşünüyorum.

Kültürümüzde Şans

Geleneksel Türk kültüründe yetişenler çok kere kendi başlarına gelen olumsuz olayları “şanssızlık”, başkalarının elde ettikleri başarıları ise “şans” olarak yorumlama eğilimindedir. Sınavdan kötü not alan öğrenci, oynadığı maçı kaybeden oyuncu, terfi etme fırsatını kaçıran çalışan kendisini “şanssız” olarak görür. Bu şanssızlığın nedeni de, büyük çoğunlukla öğretmen, hakem ve değerini anlamayan bir yöneticiye rastlamış olmaktır. Bu yorumlar bir ölçüde doğrudur. Gerçekten de her türlü başarının arkasında şansın mutlaka payı vardır, ancak gözlemlerime göre hiçbir başarıyı şans açıklamaz. Benzer şekilde, her türlü başarısızlığın arkasında şanssızlığın rolü vardır. Ancak hiçbir başarısızlığı şanssızlık açıklamaz. Şans eseri maç kazanılır, ancak şampiyon olunmaz; şans eseri bir sınavdan iyi not alınabilir, ancak sınıf geçilmez.

Şans ve Talih

Şans bütünüyle irademizin dışında gelişen bir olaydır. Şansa doğrudan müdahalemiz söz konusu değildir. Her yazı-tura atıldığında şans yüzde 50’dir. İnsan şansa müdahale edemez ancak talihini kendi yaratır. Talihli kişilerin başına şans kuşu daha fazla konar. Örneğin, hayatlarında önemli rol oynayan insanlara daha sık tesadüf ederler. Buna karşılık talihsiz kişiler için, bunun tam tersine, şansın söz konusu olduğu durumlarda kader ağlarını onlara karşı örer. Kendi hataları olmayan kazalara uğrarlar, aşk hayatlarında, kariyer gelişimlerinde olmayacak şanssızlıklar onları bulur.

Yapılan araştırmalar hayattan alınan doyumun, zaman içinde oldukça sabit bir çizgi izlediğini, mutluluk ve yaşam kalitesi ile çok yakından ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Wiseman’ın yaptığı araştırmada, kendilerini talihli sayanların, yukarıdaki 6 kriterde de yüksek puan aldığı bulunmuştur. Talihli insanlar hayatlarından memnun ve mutlu kimselerdir. Bu noktada akla şöyle bir soru gelmektedir Acaba bu insanlar hayatlarından memnun oldukları için mi talihlidirler, yoksa talihli oldukları için mi hayatlarından memnundurlar?

İngiltere’de yapılan bir araştırmada ise, kendilerini talihli ve talihsiz olarak değerlendiren insanlara loto oynatılmış ve talihli grubun en çok seçtiği numaralara isabetin sıfır olduğu görülmüştür. Yine aynı araştırma sonucunda talihli ve talihsiz grubun zeka testlerinde fark bulunamamıştır. Acaba gerçekten halk arasında çoğunlukla inanıldığı gibi talih, doğaüstü güçlerle, bizim bütünüyle dışımızda mı meydana gelmektedir? Talih bazen yanımızda olur, bazen de karşımızda.

Günlük Hayatta Şans

Geçen yüzyıldan kalma futbol alimlerimizden, televizyonda bir başarısızlığı açıklarken ve yenilgiyi şanssızlığa bağlarken, “Top da sevecek” veya “Topun da canı var” gibi sözler duyuyoruz.

Piyango ve loto gibi tesadüfi olaylarda gerçekten şans rol oynar. Ancak hayat bir piyango değildir. Ancak genetik piyangodan bahtımıza çıkan kaderimizdir. Bunu kullanma biçimimiz de sonucu etkiler. Buna karşılık farkında olarak veya olmayarak aldığımız tavırlar, tutum ve davranışlarımız, talihli olmakla olmamak arasındaki farkı yaratır. Örneğin, başarısızlık karşısında direnip sebat etmek veya vazgeçmek; insanlara verdiğimiz tepkinin, onların bize verdikleri karşılığı belirlemesi gibi birçok faktör, birbirine benzer gibi gözüken birçok durumda, insanların neden farklı sonuçlar elde ettiğini açıklar.

Kişilik ve Talih

Kişilik insanın davranış, duygu ve tutum alanlarında hayat boyu oldukça sabit kalan özellikler bütünüdür. Şans ve talihin kişilikle ilgisi olup olmadığı konusu bilim adamlarının ilgisini çekmiştir. Acaba benzer biçimde davranan ve düşünen insanlar, talihleri açısından da benzerlik gösterirler mi?

Bugün yaygın olarak kullanılan 5 faktör kuramı açısından kişilik ve talih arasındaki ilişki incelenmiştir. Geçimlilik ve tedbirlilik boyutlarında kendilerini şanslı ve şanssız sayan insanlar arasında fark bulunamamıştır. Ancak dışa dönüklük, yeniliklere açık olmak ve asabiyet açısından değerlendirildiğinde, kendilerini şanslı kabul eden insanlarla, şanssız kabul edenler arasında anlamlı farklar bulunmuştur.

Gergin ve asabi olmak, insanın karşısına çıkan fırsatı algılamasını zorlaştırmaktadır. Talihli insanlar daha sakin oldukları için fırsatları daha rahat görebilmektedirler. Bu kişilerin fırsatları fark etmeleri, dünyaya daha esnek bakmalarının sonucudur.

Yeni deneyimlere açık olmayı, yeni yerler, yeni yollar denemekten hoşlanmayı, kural ve geleneklerin dışına çıkmayı seven kişileri tanımlayan yeniliğe açıklık boyutu, kendini şanslı olarak tanımlayan insanlarda, şanssız olarak tanımlayanlara kıyasla çok daha baskındır. Bu durum hayatlarında karşılaştıkları fırsatları artırmalarına yardımcı olmaktadır. Talihli insanlar hayatlarındaki şanslı tercihleri, farklı kapıları çalma, farklı yollar deneme girişimlerinden sonra elde etmişlerdir.

Benzer şekilde, yeni ve farklı insanlarla ilişki kurmak, yeni deneyimlere açık olmakla birleştiğinde, kişiye farklı seçenekler sunmakta, farklı imkanlar vermektedir.

Talihinizi Kendiniz Yaratın

Halk arasında çok yaygın olarak kullanılan bir şans tanımı vardır: “Doğru zamanda doğru yerde durmak”. Bilimsel olmayan bu tanım da, doğru zihin haritalarını ve doğru tutumu işaret eder. Aşağıda R.Wiseman’ın talih konusunda yaptığı araştırmadan elde ettiği sonuçlardan yola çıkarak önerilerini ve oluşturduğu talihli insan profili bulacaksınız.

  • Şansla ilgili fırsatları artırın
    Talihli kişiler hayatlarındaki şans fırsatlarını yaratır, onlara dikkat eder ve onlara doğru hareket eder.
    –  Talihli insanlar kuvvetli bir ilişki ağı kurar ve bunu sürdürür.
    –  Talihli insanlar hayata karşı sakin bir tutum içindedir.
    –  Talihli kişiler yeni yaşantılara açıktır.
  • İçinizden gelen sese kulak verin
    –  Talihli kişiler içlerinden gelen sesi ve iyi duyguları dinleyerek başarılı seçimler yaparlar.
    –  Talihli insanlar önsezilerini artıracak adımlar atarlar.
  • Olumlu beklentiler içinde olun
    Talihli kişilerin gelecekle ilgili beklentileri hayal ve ideallerinin gerçekleşmesine yardım eder.
    –  Talihli insanlar talihlerinin gelecekte de devam edeceğine inanırlar.
    –  Talihli insanlar, başarı şansı düşük de olsa amaçlarına ulaşmak için gayret eder ve başarısızlık durumunda da mücadeleye devam ederler.
    –  Talihli insanlar başkalarıyla girdikleri etkileşimin de talihli ve başarılı olacağına inanırlar.
  • Kötü talihi iyi ye çevirin
    Talihli kişiler kötü talihi iyi bir fırsata çevirebilirler.
    –  Talihli insanlar kötü talihin olumlu tarafını görürler.
    –  Talihli insanlar hayatlarında ki her hangi olumsuz bir durumunu, uzun dönemde olumlu bir şeye hizmet edeceğine inanırlar.
    –  Talihli insanlar kötü durumdan şikayet etmezler.
    –  Talihli insanlar gelecekte daha kötü durumlarla karşılaşmamak için yapıcı adımlar atarlar.

Sikayet Etmeyin

Hiç şüphesiz bu durum hakkını aramak anlamındaki şikayeti içermemektedir. Burada kastedilen kişinin sonucunu değiştiremeyeceği durumlarda çevresindeki insanlara olumsuz cevap vermesidir.

Yapılan önemli bir araştırma, aile hayatına her bir olumsuz mesajın ancak üç olumlu mesajla nötralize olduğu, beş olumlu mesajla da İlişkinin duygusal kredi hesabında yatırıma dönüştüğünü ortaya koymuştur. İş ortamında bu oran bir’e bir ve bir’e üç’tür.

Sonuç

Talihli insanların talihlerinin sebebi kendileridir. Hayat karşısında kendilerini yeterince güçlü hissetmeyen insanlar, başarı ve başarısızlıklarını doğaüstü güçlere ve şansa bağlama eğilimindedirler. Bu tutum insanların “kurban rolü “nü benimsemelerine yol açar.

Bu tutumun olumlu tarafı, kişinin sorumluluktan kurtulması; olumsuz tarafı ise gerçek sorunlarını çözememesidir. Bir sorunu algılama biçimi çözüm stratejisini de beraberinde getirir. Gerçek sorunları çözmek için başarısızlıkları şanssızlığa bağlamak yerine, acı verse de, sorumluluk almak ve sorunların üzerine gitmek daha akılcı bir tutumdur.

Yazımı somut bir öneriyle bitirmek istiyorum: Benim yaşam deneyimim, talihli insanların çevresindekilere de talih getirdiklerini göstermiştir. Bu nedenle talihli insanlara yakın olun ve birlikte zaman geçirin. Böylece yaşam kaliteniz yükselecek ve hayattan aldığınız doyum duygunuz artacaktır. Bu yazının okuyucularımıza talihlerini artırmak konusunda ışık tutmasını dilerim.

*PY dergisi Aralık 2005 sayısında yayınlanmıştır.

Etiketler:,

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.