İçimizdeki Gücün Araladığı Kapının Ardındaki Seçilmiş Yaşam

Öğrencilik yıllarımda sanatçılarla, meslek hayatım boyunca da, iş hayatının her düzeyinde yönetici ve iş sahipleriyle, özel ilgi alanım dolayısıyla da seçkin sporcularla "çalışma, sorunlarını dinleme, sohbetlerine ortak olma" fırsatım oldu. Bütün bu süre içinde istisnai başarı gösteren insanların iki özelliği olduğunu gördüm: Enerjilerinin yüzde doksanını güçlü yönlerine odaklamaları ve yaptıkları işe kendilerini adamaları. Bu gözlem, akademik çalışmalarıma olduğu kadar, iş hayatıma ve danışmanlık rolüme her zaman yön verdi. Bu bağlamdaki birikimlerimi gerek yazı yoluyla gerekse konuşmalarla geniş topluluklarla paylaşmak benim için vazgeçilmez bir misyona dönüştü.

Her şey, akademik çalışmalarım sırasında, yakın çağın popüler kavramı stresin insan yaşamını üzerindeki olumsuz etkilerine 1981 yılından bu yana odaklanmakla başladı. İş, sanat ve spor dünyasından başarılı, ancak yaşadıkları stres, hayatlarının bir parçası olan kişilerle çalışmaya başladıktan bir süre sonra danışmanlık çalışmalarım seminerlere dönüştü. Bunları daha sonra, çalışan insanların yaşam ve iş kalitesini artıran kişisel gelişim eğitimleri izledi. Konular birbiriyle bütünleşti ve yenilerini yarattı: 90'lı yıllarda dışa açılan ve büyük ivme kazanan iş hayatındaki değişimler beni ekip çalışması üzerinde yoğunlaşmaya yönlendirdi. Ardından hızla karmaşıklaşan dünyada ortaya çıkan liderlik ve ona bağlı olarak başarı olgularının içinde buldum kendimi. Liderlik ve başarının ardında yatan insan gerçeğine ulaşma serüveninde bir başka dönüm noktası olan "İçinizdeki Zirveye Çıkın" sunumları sırasında ise duygusal zeka, özgüven ve özsaygı, şans ve talih, yürekten adanma, değerlerin belirleyici gücü, kendini doğrulayan kehanet, güçlü yönlere odaklanma gibi olumlu davranış bilimlerinin ilkeleri arasında gezilere çıktım. Her evre farklı bir heyecan, farklı keşifler, izleyici ve katılımcıların katkılarıyla zenginleşen farklı paylaşımlarla birbirine bağlandı. Futbolla ilgilendiğim dönemlerde de çarpıcı gözlemler yapma fırsatım oldu. Futbol hayatın bir metaforudur. Heyecan dozu yüksek doksan dakikalık bir maçtan -topu seyretmemek kaydıyla- bir hayata yetecek kadar ders çıkarılabilir.

İnsanın özünde inanılmaz bir yaşam enerjisi ve uyum yeteneği olduğuna aklımla ve yüreğimle inanıyorum. Bu cevherin doğru yönlendirilmesi ise insanı doruklara taşıyabilir. Bu potansiyele olan sonsuz hayranlığım ve inancım beni, konuşmalarımda olsun, yazılarımda olsun, geçmiş birikimim ve deneyimlerimle harmanladığım duygu ve düşüncelerimi geniş topluluklarla paylaşmaya yöneltiyor.

Prof. Dr. Acar Baltaş

Prof. Dr. Acar Baltaş'ın Özgeçmişini okumak için lütfen tıklayın!


 
 
© Copyright AcarBaltas.com 2006 - Tüm hakları saklıdır. - info@acarbaltas.com Designed by Dreams&Bytes - www.emerio.net