Bundan on beş yıl önce çalışanların işlerine bakışlarını, işle ilgili motivasyonlarını, dünyaya ve hayata bakışlarını gösteren söyleşiler yapmıştık. Bütünüyle kendi ifadelerini yansıttığımız bu söyleşilerden eğitim çalışmalarımızda yararlanmak için
Değişimin ivme kazanarak geliştiği bir çağda, merak ve öğrenmeye açıklık da büyük rol oynayacak. Bu özelliklere değişime uyum sağlamayı ve belirsiz ortamda akıl ve ruh sağlığını korumayı da
Yeni yıla girdik. Birçok kişi hayatında bazı şeyleri daha farklı yapmak, uygun bulmadığı bazı davranışlarından vazgeçmek, daha sağlıklı ve iyi olduğunu düşündüğü yeni alışkanlıklar geliştirmek ister. Sigarayı bırakmak,
İçinden geçmekte olduğumuz ekonomik sıkışıklığın teknik olarak kriz olmadığını geçen yazımda belirtmiştim. Gerçek anlamda kriz içindeki bir ülkenin, 2001 yılında Türkiye’de de olduğu gibi merkez bankasında döviz biter,
Sokrat, “Sorgulanmamış hayat, yaşanmaya değmez” demiştir. Bu söz birçok düşünürün işaret ettiği “kendini bilmek” anlayışının önemini bir kere daha kuvvetle hatırlatır. Bu anlayışın iki boyutu vardır. Birincisi güçlü
Yöneticilerin ve İK çalışanlarının en büyük yanılgısı, basit gibi gözüken sıradan işlerin herkes tarafından yapılabileceğine inanmalarıdır. Bunun için işi parçalarına bölmek, sonra işin nasıl yapılacağını ayrıntılı olarak tanımlamak
Galilei, engizisyon mahkemesinde hayatını kurtarma karşılığında “Dünya yuvarlaktır ve Dünya Güneş’in etrafında dönmektedir,” iddiasından vazgeçtiğinde, bütün kilise çanları bu haberi coşkuyla duyurdu. Onun görüşünden dönmeyeceğine inanan ve evinde
Özgüven kavramının kültürümüzde zaman zaman farklı ve hatta çelişkili anlamlar ve çağrışımlar taşıdığını gözlemliyoruz. Biraz da birçok alanda örnek aldığımız Amerikan kültürünün etkisiyle olsa gerek, “kendine güven” duygusuna
İki kuşak öncesine kadar anne ve babalarının büyük çoğunluğu “çocuklarını nasıl başarılı yapabilecekleri” konusunda kitaplar okumadan, görüşleri birbirleriyle çelişen uzmanlara kulak kesilmeden sağlıklı çocuklar yetiştirdiler. Buna karşılık günümüzde
Bedenin dilini doğru anlamanın ve kullanmanın amacı insanlara üstünlük sağlamak değil, sahip olduğumuz bilgiyle köprü kurarak etkiyi artırmaktır. Böylece mesajımızın ve yaptıklarımızın gücünü pekiştirebiliriz. Aksi takdirde insanları doğru