1980’li yılların başlarından başlayarak, uzun yıllar yönettiğim zaman düzenleme seminerlerinde, katılımcıların büyük bir istek ve iştahla geldiğini görürdüm. Katılımcıların programdan beklentileri sorduğumda, bütününe yakını, “hayatlarının çok yüklü” olduğunu,
Geçen yazımızda iş özel yaşam dengesini kurmak konusunda, kişinin yaptığı iş ile hayattaki varlık nedeni arasında köprü kurmasının önemli olduğunu belirtmiştik. Bir anlamda kişinin biri işi yaparken aldığı
İş-özel yaşam dengesi, yaşam doyumu ile yakından ilgilidir. Çalışanların zamanlarının büyük bölümünü geçirdikleri iş ortamında olumsuz duygular yaşamaları, yaşam doyumlarını düşürmekte, bu durum özel hayatlarını da olumsuz etkilemektedir.
İnsan anlam arayan bir canlıdır. İnsanın yaptığı iş üzerinde kontrol imkanı varsa, iş belirli ölçüde sınırlarını zorluyor ve başarı duygusu yaşatıyorsa ve gayret ile ödül arasında bir ilişki
“Gevşe, stresten kaçın, bu kadar sıkı çalışma, arkana yaslan…” Bu tür ifade ve tavsiyelere sağlıklı yaşamak konusunda sık rastlanır. Ancak bunu doğrulayan hiçbir bilimsel kanıt yoktur. Tam tersine
İş hayatında başarılı insanların kendilerine kurdukları çeşitli tuzaklar her zaman ilgimi çekmiştir. Bu tuzakların başında “geçmişte kendilerini başarıya götürmüş özelliklerini mutlak doğru ve her zaman geçerli kabul etmek”
Çay kuşu, çay taşıyla vurulur. “Her sorunun hızlı, kolay, ucuz ve yanlış bir çözümü vardır.” Bu çözüm, bir sonraki sorunun temelini oluşturur. Hemen her konuda köklü ve
Geçen yazımızda hangi alanda olursa olsun kurumların kaderinin liderler tarafından belirlendiğini ve ahlaki açıdan sorunlu olan liderlerin kurumlarını felakete sürüklediğini yazmıştık.* Bu yazımızda ise yönetim becerileri açısından kötü
Liderlik hangi alanda olursa olsun, kurumların kaderinin belirleyicisidir. İyi liderlerde bulunması gereken birçok niteliğin kötü liderlerde de bulunduğunu görüyoruz. İyi liderlerde bulunması beklenen nitelikler arasında ilk akla gelen
Kadınlar erkeklerden daha uzun yaşıyor. Çocuklarına veya ebeveynlerine bakmak için çalışma hayatına daha sık ara veriyor. Maaşlarından daha fazla tasarruf yapıyorlar, fakat daha çok parasızlık çekiyorlar. 25-34 yaşları