İç motivasyona sahip kişileri çalışmaya yönlendiren, yaptıkları işe duydukları kişisel ilgi, istek ve işin sağladığı kişisel tatmindir. Bu tür kişiler için yapılan iş kendi başına bir motivasyon kaynağıdır.
Bundan önceki üç yazımız mutluluk ve para ilişkisi üzerineydi. Dünyanın çeşitli yerlerinde mutluluk konusunda yaptıkları araştırmaları gazetelere yansıtıp, şaşırtıcı bilgilerle kamuoyunu etkileyen kuruluşları kısaca tanıtmak istiyorum. Dünya Mutluluk
İnsanlara onları neyin mutlu edeceği sorulduğunda, çoğunlukla cevabın “para” olduğunu biliyoruz. Diğer taraftan “iyimser” olmanın mutluluğu kolaylaştırdığı yönünde çok sayıda yayın, beynimizi yıkamaya devam ediyor. Bundan önceki iki
Geçmiş dönemlerde çalışanların seçimi akraba, eş dost ve yakın çevre ilişkilerine dayanırdı. Daha sonraları diploma bilgileri ve demografik özellikler gibi objektif veriler işe alımda kullanılır oldu. Adeta birer
Duygusal zeka, kendimizle, başkalarıyla ve çevreyle barışık olmayı, yaşama amaçlarını gerçekleştirmeyi ve zorluklarla başaçıkabilmeyi kolaylaştıran bir beceridir. İnsanlık tarihi hayal etmemizin bile zor olduğu milyonlarca yıllık bir geçmişe
Dünya’nın bir çok yerinde insanlara, hayat kalitelerini neyin yükselteceği sorulduğunda, alınan cevap ezici çoğunlukla, “daha çok para” olmaktadır. Kendini önemli ölçüde “mutlu” olarak tanımlayan insanlar da “biraz daha
Müzakerenin kendine özgü bir mantığı ve gerekleri vardır ve etkin müzakere becerileri eğitim ve bilinçli bir çabayla geliştirilebilir. Ancak daha da önemlisi, kişinin kendi kişisel müzakere tarzını bilmesidir.
Eğitimli insanların çoğu, bir konuda karar vermek için verilere ve varsa sayılara bakmak ister. Böyle bir karar vermenin “duygusal” bir yaklaşımdan bizi uzak tutacağına inanır ve bunun o
Bundan önceki yazılarımızdan birinde, insanların sabit bir risk algısının olmadığından ve bu nedenle yatırım şirketlerinin müşterilerine yaptırdığı risk derecelendirme profillerinin fazla bir anlam taşımadığından söz etmiştik. Yarım bardak
Geçen yazımızda, insanların algılarının kendilerine verilen bilgiye bağlı olarak yönlendirilebileceğini yazmıştık. Bilginin sunulma biçiminden kaynaklanan yanıltılmaların, yatırım kararları konusunda nasıl etkili olduğu, bu yazımızın konusunu oluşturmaktadır. Bir yatırım