Psikoloji bilmeyen ve psikoloji üzerinden para ve ün kazanmaya çalışanların, kullanıma soktukları sahte mesajlardan biri “hayallerin peşinden gitmek”tir. Bu kişilere göre, başarılı insanların hepsi işe önce hayal ederek
Türkiye’de tam 20 milyon kişisel gelişim kitabı satıldı. “İstemen yeterli” mottosuna odaklanan bu tür kitaplar, motivasyona hizmet ederken doğru bir şey mi yapıyor, yoksa daha fazla mutsuzluğa mı
Prof. Dr. Acar Baltaş CNN TÜRK Ana Haber’de Nevşin Mengü’nün konuğu oldu. Prof. Dr. Acar Baltaş programda, köprüden atlayarak intihar eden insanlar üzerine psikolojik ve bilimsel değerlendirmeler yaptı.
FİYATIN ALIM KARARINDAKİ ETKİSİ Ekonomik yapının temelini ”fiyat – fayda’’ ilişkisi oluşturur. Bu ilişkinin dayandığı ilkeye göre bir insanın bir girişimde bulunması için, harcanan çabadan daha büyük bir
Sayılarla Ölçülmeyen Performans Yönetim Modeli McClelland’ın 1973 yılında “yetkinlik” kavramını insan kaynakları alanına kazandırmasıyla birlikte, performans yönetim sistemleri için “aranan kan” bulundu. Büyük şirketlerin insan kaynakları bölümleri, çalışanları
Fenerbahçe yenilgisi nedeniyle eleştiri oklarının hedefi olan Beşiktaş’ın teknik patronuna spor psikologlarından destek geldi. Prof. Acar Baltaş yönetimi suçlarken, Prof. Turgay Biçer de futbolculara yüklendi. Kadıköy’de ezeli rakibi
DUYGUYU ÖNGÖRMEK İnsanlar para ve varlıkları konusunda karar verirken kişisel çıkarlarını en üst düzeye çıkartacak seçenekleri düşünür ve kendilerine en yüksek yararı sağlayacaklarına inandıkları şekilde karar verirler. Bu
İNSANLAR DEĞİŞİR Mİ? DEĞİŞİM Toplantılarda ve özellikle kişilik psikolojisi üzerine konuştuğumuz oturumlarda bize sıklıkla “Kişilik değişir mi?” veya “İnsanlar ne kadar değişir?” soruları yöneltilir. Konuya atalarımızın gözünden baktığımız
Acar Baltaş: Sorun Şenol Güneş’te değil, yöneticilerde Fenerbahçe yenilgisi nedeniyle eleştiri oklarının hedefi olan Beşiktaş’ın teknik patronuna spor psikologlarından destek geldi. Prof. Acar Baltaş yönetimi suçlarken, Prof. Turgay
NOKTA | Pervin METİN Kent hayatının, avuç içi kadar oyun alanlarına mecbur bıraktığı, anne – babanın gündelik hay huyundan arta kalan ‘an’larıyla yetinmeye zorladığı, bakıcı ve bir oda