Yıldız şirketleri ortalama şirketlerden ayıran başlıca özellik, inisiyatif kullanabilen ve proaktif davranış sergileyen yöneticilere ve çalışanlara sahip olmalarıdır. Proaktif kişiler yaptıkları işi bir adım öteye götürmek için yaratıcı
Hava Harp Okulu’nun bu yıl birincisini düzenlediği Ulusal Liderlik Sempozyumu 24-25 Mart 2011 tarihlerinde gerçekleştirildi. Prof. Dr. Acar Baltaş bu sempozyumda “İş Hayatında Liderlik” panelini yönetti. “Modern çağda
Deniz Harp Okulu’nun 23 Mart 2011 tarihinde Tuzla’daki yerleşkesinde gerçekleştirdiği “Geleceği Tasarlamak” ana başlıklı panelinde Acar Baltaş, konuşmacı olarak yer aldı. Deniz Harp Okulu, öğrenci ve öğretim görevlilerinin
23 Mart 2011 tarihinde İstanbul Conrad Otel’de HR Dergi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen Çalışan Bağlılığı Zirve’sinde Acar Baltaş “Yürekten Adanma” başlığıyla konuştu. Konuşmasını aşağıdaki şekilde özetleyen Acar Baltaş, bu
Her birinin iş profesyonellerini yakından ilgilendiren farklı konularla gerçekleştirilen Baltaş Grubu Salı Toplantıları devam ediyor. Sosyal sorumluluk çerçevesinde 22 Mart Salı günü gerçekleştirilen toplantı, katılımcılar tarafından heyecanla izlendi.
1993 yılında Türkiye’ye ilk kez “stres” kavramını ve bunun sağlık üzerindeki istenmeyen sonuçlarını anlatırken, üzerinde durduğumuz konulardan birisi de “olumlu düşünce”ydi. Her ne kadar olumlu düşünce ve “iyimserlik”
Türkiye Özel Okullar Birliği tarafından düzenlenen “Eğitim ve Beyin ” konulu sempozyum Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun önderliğinde Bakanlık yetkilileri, özel okul kurucuları, yönetici ve öğretmenlerinin katılımıyla yaklaşık
Önceki yazımızda yeni Türkçe’de ”aç gözlülük” denilen eskilerde ise ”tamah” olarak adlandırılan, insan yönelimi üstünde durmuş ve düşünce sürecimizi kontrol eden iki farklı beyin işlevini konu etmiştik. Bunlardan
Verimliliğin böylesine öne çıktığı bir dünyada, çalışanın yaratacağı katma değer bir kurumun en önemli rekabet gücüdür. Başlıca insan kaynakları işlevlerinin, özellikle de çalışan performansının, yöneticinin sorumluluğunda olduğunu bu
Yeni Türkçe’de buna “aç gözlülük” denmektedir. Bu özellik, kutsal kitaplarda insan ahlakı açısından zina, hırsızlık ve cinayetle eşdeğer bir günah sayılır. Ancak insan beyninin yapısını ve işleyişini inceleyen