Geçen yazıda mutluluğun para ve zamanla ilişkisini konu etmiştik. Bu yazı, para ve mutluluk arasındaki ilişkiye bilimin sunduğu veriler açısından ele alıyor.
“2025 Yılını ülkemizde yaşayan insanlar nasıl geçirdi?” Bu soruya cevap vermek için farklı sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel grupların gerçeklerine eğilmek gerekir. “Bütün genellemeler hatalıdır” kabulünden hareket eder ve hatalı
Para hayatı kolaylaştırır, konforlu yaşamaya imkan verir ancak en büyük yanılgı paranın mutlu edeceğine inanmaktır. Bu konuda en somut veri Richard Easterlin’in yaptığı araştırmaya dayanmaktadır. Bu yazı konu
Geçen hafta Öğretmenler Günü’nü kutladık. Öğrencilerini sınava hazırladığından çok Türkiye’nin geleceğini inşa ettiğine inandığım öğretmenlerle ilgili hamasi söylemler yatıştıktan sonra onları ve eğitime ilgi duyan herkesi ilgilendiren bu
İnsan beklemediği bir ikram veya jestle karşılaştığında kendini mahcup hisseder ve karşılık verme ihtiyacı hisseder. Bu duygunun altında yatan psikolojik mekanizmayı merak edenler için fazlasıyla ilginç ve düşündürücü
Atalarımız, "akıllar pazara çıkmış, herkes kendi aklını almış" demişler. Kişi dünyanın en zeki insanı olduğuna inanmasa da, çevresindekilerden daha akıllı olduğuna inandığı için, kimse kendi aklından vazgeçmez. İnsanlar
Kendinizi yorgun hissettiğiniz bir günün sonunda yalnız (veya eşinizle / partnerinizle) eve dönüyorsunuz. Değil yemek hazırlamak tabak koyacak haliniz yok. Evinizin çevresinde bütçenize ve standartlarınıza uyan ve eve
İyimser olmak ve bunun sağladığı yarar, Amerikan Psikolojisinin dünyaya evrensel bir gerçek olarak sorgulanmadan kabul edilmesine yol açmıştır. İyimser olmanın oluşturduğu bireysel riskleri bir yana bırakırsak, ekonomi üzerindeki