Geçen yazımızda çıkar çatışmasını konu etmiş ve günlük hayatımızın her alanında ilişkide olduğumuz insanlarla çıkar çatışması içinde olduğumuzu belirtmiştik. örneğin; araba tamircimiz, avukatımız, muhasebecimiz, doktorumuz ve bankadaki müşteri
Aldatma davranışının temelinde çıkar çatışması vardır. Böyle bir davranış içerisine giren kişi dünyayı ve olayları olduğundan farklı görür. Bunun en somut örneği spor karşılaşmalarında ortaya çıkar. Hakemin takımımız
Bir kurumda profesyonellik, saygı ve yeterlilik kavramlarının hayata geçirilmesi ve çalışanların olgunlaşarak gerçek anlamda bir ekip olması konusunda insan kaynakları, üst yönetimin stratejik ortağıdır. Geleceği şekillendirmek için doğru
Bugün ekip çalışmasının önem kazandığı iş hayatında, liderliğin önemi daha da artmıştır. Bir şirketin başarılı olması, çalışanlarına gurur ve mutluluk vermesi, uzun dönemde kârlılığını sürdürmesi, rekabet ortamında varlığını
İnsanların kendilerini bir işe yürekten adamaları, potansiyellerinin bütününü hayata yansıtmalarına imkan verir. Güçlü yönünü bütünüyle ortaya koyamayan kişi kendisini işine yürekten adayamaz. Bunun hem kurumsal düzeyde hem de
Yalan söylemenin, hile yapmanın, başkalarını aldatmanın, kuralları bilerek ihlal etmenin doğru davranışlar olmadığını herkes bilir. Peki bu davranışları yapanların nasıl insanlar olduğunu düşünürsünüz? Aramızda yaşayan, büyük ihtimalle bir
Emeklilik her ne kadar yıllarca planlanan ve iple çekilen bir durum olsa da, gelip çattığında kişi kendini yıllardır alışık olduğu bir hayat çizgisinin dışında bulur. Ülkemizde daha çocuk
İnsanlar iş hayatına başladıklarında veya kendileri için bir gelişim imkanı gördüklerinde bir kurumda çalışmak için istek duyar ve o kuruma başvururlar. Bunda kurumun itibarı, çalışana sunduğu imkânlar ve
“Kötülük öldürücüdür derken, yalnızca cana kastetmeye, cinayete işaret etmek istemiyorum. Kötülük, ruhen ve manen öldürmeyi de içerir.”, M. Scott Peck “Yalan İnsanları” kitabının yazarı,psikiyatrist Çalışma hayatının örgütlü bir yapı
Her başarılı kişinin geçmişinde, başı sıkıştığında hâlâ kapısını çaldığı, akıl danıştığı, bazen de özlemle yad ettiği bir yol gösterici, bir “usta”sı vardır. Öyle biri hangimizin hayatında yoktur ki? Belirsiz