Acar Baltaş

 

Gönüllerde ve zihinlerde iz bırakan konuşmacı - Acar Baltaş

 
 
 
Değerler Hayata Nasıl Geçer?

Değerler Hayata Nasıl Geçer?Kapısından içeri girdiğiniz bir şirketin duvarında şu dört değeri gördüğünüzü hayal edin: “Saygı, dürüstlük, mükemmeliyet ve iletişim” Nasıl bir şirkete adım attığınızı düşünürsünüz?

1994 yılında J. Collins ve J. Porras yazdıkları “Built to Last” adlı kitabıyla, “değerler”in şirket başarısında belirleyici olduğuna dikkat çekince şirketler, “değerler menü”sünden kendilerine değer seçmeye başladılar. En çok rağbet gören “kalite, ekip çalışması, müşteri odaklılık, atılganlık, güven, sorumluluk, saygı”ya, son zamanlarda “yenilikçilik” de eklendi. Birçok şirketin girişinde göz alıcı grafiklerle süslenmiş değerler yerini aldı. Geçen gün bir toplantıda “her gün önünden geçtikleri altı değerin ne” olduğunu sorduğumda, 150 kişiden altı değeri yazan kimse çıkmadı.

Değerleri, dekoratif olmaktan çıkararak, hayata geçirmenin üç temel kriteri vardır:

1. Tutarlılık: Yazının girişinde yer alan değerler Enron’un kurum değerleriydi. Duvara asmakla, iş etiği ve değerlerle bağlantılı iş yapma biçimlerine ulaşmak mümkün olsaydı, Enron iş dünyasının tanık olduğu en büyük felakete sürüklenmemiş olurdu.

Değerlerin içi doldurulmadığı zaman ortaya çıkan ikiyüzlülük ve çelişkiler, kurumu gülünç duruma düşürür. İnsanların ne yaptıklarını anlamak için “davranışlarına”; neden yaptıklarını anlamak için de “değerlerine” bakılır. Ancak çok kere ne bireylerin, ne de kurum yöneticilerinin değerlerinin gerçekte ne anlama geldiğinin bilincinde olmadığını üzülerek görüyorum.

Değerlerin anlamlı bir bütün oluşturarak toplumsal normlar haline gelmesi, ahlak ve etik kavramlarıyla açıklanır. Ahlak bireysel, etik ise kurumsaldır. Ahlak, kişinin davranışlarına yol gösterirken; etik, yönetim kurulunda konuşulanlarla, çalışanlara söylenenler ve dış dünyaya anlatılanlar arasındaki tutarlılığı sağlar.

2. Kararlarla ilişkilendirmek: Her gün verdiğimiz çok sayıda kararın arkasında değerlerimiz vardır. Ancak önemli kararları verirken değerlerimizi fark ederiz. Çok kere de, kolay veya kârlı olan çözüme yönelir, değerlerimizle çelişen durumu, bir “ama” cümlesi ile kendimize karşı meşrulaştırırız.

Benzer durum kurumlar için de geçerlidir. Değerlerin hayata geçmesi için, alınan her kararın değerlerle ilişkilendirilmesi gerekir. Performans sorunu nedeniyle işten çıkartılması söz konusu olan bir çalışanla ilgili karar nasıl verilecektir? İş sonuçlarıyla ilgili değerler ağırlıktaysa, çalışan işten çıkarılır; insana saygı ve adalet gibi değerler önde geliyorsa, çalışan işten çıkarılmadan önce kendisine gerekli uyarılar yapılır, koçluk ve mentorluk gibi destekler verilir.

Değerler ve etik ilkeler iş hayatında bireylere yol gösterir ve kurum içi ve kurum dışı ilişkileri düzenler. Toplumsal hayatta da birey-toplum çekişmesini azaltmayı amaçlar. Etik ilkelerin dışına çıkıldığında; bireysel yarar ancak kurumsal veya toplumsal kayıp vardır. Etik ilkeleri gözardı ederek kâr etmek, Enron örneğinde olduğu gibi geri tepen bir silah olur.

Değerler, zamana ve kültüre göre değişir. Bu hem insanlar, hem de kurumlar için geçerlidir. Ancak zamana ve kültüre dayanıklı değerler de vardır. Birçok şirketin yöneticileri ve İK profesyonelleri ana değerler ve hedeflenen değerler arasındaki fark konusunda kafa karışıklığı yaşamaktadır.

Yıllar önce çalıştığımız bir şirkette, “aciliyet bilinci” kurumsal değerlerin başında gelmekteydi. Bu değere bakarak, şirketteki işlerin hızla başlayıp sonuçlandırıldığını düşünürken, tam tersi bir durumla karşılaşmıştım. “Aciliyet”, şirket çalışanlarının en az sahip olduğu bilinçti. Ancak üst yönetim, değer olarak yazılırsa, çalışanların bu davranışı geliştireceğini düşünmekteydi.

Ana değerler, Collins ve Porras tarafından doğal ve dokunulmaz değerler olarak tanımlanmıştır. Adalet, hak, dürüstlük gibi değerler, zamana ve kültüre dayanıklı, doğal ve dokunulmaz değerlerdir. Kısa dönemli çıkarlar için “ama” diyerek bu değerlerden ödün verilemez. Hedeflenen değerler ise, kurumun çalışanlarına ve iş yapma biçimine hedef olarak seçtiği değerlerdir.

Yöneticilerin alınan her önemli kararı değerlerle ilişkilendirmeleri gerekir. Bu olmadığı takdirde değerler yazıldığı yerde kalır. Gördüğüm en yaygın hatalardan biri, değerler arasına “ekip çalışması” yazıp, bireysel performansı ödüllendirmektir. Böylece yöneticiler “tavşana kaç, tazıya tut” demekte, ancak çok kere bunun bir çelişki olduğunu fark edememektedirler.

3. Sadeleştirmek: Değerlerin hayata geçmesindeki bir diğer zorluk da, değer sayısının fazla olmasıdır. Her yönetici kendince önemli saydığı değeri, değerler listesine koyar. Ancak değerlerin bir hiyerarşisi vardır. Üstte olan, altta olanı kontrol eder. Bu nedenle, birbirine benzeyen değerleri azaltmak ve sadeleştirmek gerekir. Çünkü mükemmellik ekleyecek bir şey kalmadığında değil, eksiltecek bir şey kalmadığında elde kalandır.

Yaşanan değişime karşın, doğal ve dokunulmaz olan ana değerler değişmez. Bir tüketici araştırmasına göre, “kalite ve fiyat farkı olmazsa, topluma karşı sorumluluk taşıdığına inandığım şirketin ürününü tercih ederim” diyenlerin oranı, üç yılda yüzde 55’ten yüzde 65’e yükselmiştir. Bu bulgu, topluma katkının ve ahlaki değerlere bağlılığın ticari karşılığının olduğunun somut bir işaretidir.

Sonuç

21. yüzyılda, yüksek etik standartlara sahip şirketlerin, yüksek ahlak standartlarına sahip çalışanları, girişimci ve serbest rekabete dayalı pazar ekonomisine yeni bir boyut katacaktır. Bunun için hem çalışanların hem de kurumların bilinçlilik düzeyinin yükselmesi için çalışmak gerekir. Bu konuda üst yönetimle birlikte İK ve iletişim bölümlerine sorumluluk düşmektedir. Böylece kurumların sadece kar etmek ve hisse değerlerini yükseltmenin ötesine geçen bir anlayışa sahip olmaları mümkün olacaktır.

Kaynak:

R. Barrett, Building a Values-Driven Organization, Butterworth- Heinemann, 2006
R. Barrett, Liberating the Corporate Soul, Butterworth- Heinemann, 1998



Adınız *
E-posta adresiniz *
Yorumunuz *

Güvenlik Kodu
Güvenlik Kodunu Girin *
 

Değerler Hayata Nasıl Geçer?
2015-04-15
Günlük Hayatta Değerler
2015-04-01
Değerlerin Değeri
2015-03-18
İnsanlar Değişir mi?
2015-03-04
Para Mutluluk Getirir Mi?
2015-02-18
Kaptırıp Gidince
2015-02-05
Kötü Liderlik
2015-01-21
Yeni Yılda Verdiğimiz Sözleri Neden Tutamayız?
2015-01-07
Ebedi Liderlik
2014-12-24
İnsanı Anlamak
2014-12-10
Tüm makaleler için TIKLAYINIZ...

    NİSAN 2015 (2)
    MART 2015 (2)
    ŞUBAT 2015 (2)
    OCAK 2015 (2)
    ARALIK 2014 (2)
    KASIM 2014 (1)
    EKİM 2014 (4)
    EYLÜL 2014 (2)
    AĞUSTOS 2014 (2)
    TEMMUZ 2014 (2)
    HAZİRAN 2014 (2)
    MAYIS 2014 (2)
    NİSAN 2014 (3)
    MART 2014 (2)
    ŞUBAT 2014 (3)
    OCAK 2014 (2)
    ARALIK 2013 (1)
    EKİM 2013 (1)
    EYLÜL 2013 (1)
    AĞUSTOS 2013 (1)
    TEMMUZ 2013 (1)
    HAZİRAN 2013 (1)
    MAYIS 2013 (1)
    MART 2013 (1)
    ŞUBAT 2013 (2)
    ARALIK 2012 (1)
    KASIM 2012 (1)
    EKİM 2012 (1)
    EYLÜL 2012 (1)
    AĞUSTOS 2012 (1)
    TEMMUZ 2012 (1)
    HAZİRAN 2012 (1)
    MAYIS 2012 (1)
    MART 2012 (1)
    ŞUBAT 2012 (3)
    KASIM 2011 (1)
    EKİM 2011 (1)
    EYLÜL 2011 (1)
    AĞUSTOS 2011 (1)
    TEMMUZ 2011 (2)
    HAZİRAN 2011 (1)
    MAYIS 2011 (1)
    NİSAN 2011 (1)
    MART 2011 (1)
    ŞUBAT 2011 (1)
    OCAK 2011 (2)
    ARALIK 2010 (2)
    KASIM 2010 (2)
    EKİM 2010 (2)
    EYLÜL 2010 (1)
    AĞUSTOS 2010 (1)
    HAZİRAN 2010 (1)
    OCAK 2010 (1)
    KASIM 2009 (1)
    EYLÜL 2009 (1)
    OCAK 2009 (2)
    EKİM 2008 (4)
    TEMMUZ 2008 (2)
    NİSAN 2008 (3)
    OCAK 2008 (1)
    EKİM 2007 (1)
    EYLÜL 2007 (7)
    TEMMUZ 2007 (4)
    HAZİRAN 2007 (1)
    NİSAN 2007 (3)
    OCAK 2007 (1)
    EKİM 2006 (1)
    EYLÜL 2006 (9)
    TEMMUZ 2006 (1)
    NİSAN 2006 (2)
    OCAK 2006 (1)
    EKİM 2005 (1)
    TEMMUZ 2005 (1)
    NİSAN 2005 (1)
    OCAK 2005 (2)
    TEMMUZ 2004 (1)
    NİSAN 2004 (3)
    OCAK 2004 (3)
    EKİM 2003 (2)
    NİSAN 2003 (2)
    OCAK 2003 (1)
    EKİM 2002 (1)
    TEMMUZ 2002 (1)
    NİSAN 2002 (1)
    OCAK 2002 (1)
    EKİM 2001 (1)
    TEMMUZ 2001 (1)
    NİSAN 2001 (1)
    OCAK 2001 (1)
    EKİM 2000 (2)
    TEMMUZ 2000 (1)
    NİSAN 2000 (1)
    OCAK 2000 (1)
 
 
© Copyright AcarBaltas.com 2006 - Tüm hakları saklıdır. - info@acarbaltas.com Tasarım - www.emerio.net