Olumsuz Duyguların Kontrolü Duygusal olgunluğun en önemli özelliklerinden biri duygularını kontrol edebilme özelliğidir. Başarılı satışcıların büyük bölümü duygu dünyalarını denetleyebilirler. Bir satışçı için özellikle olumsuz duygularla başaçıkmak büyük
İş Çatışması Yüceltir Çatışma, genellikle görüş farklılıklarından ve uyumsuz ilişkilerden kaynaklanır. Geleneksel Türk kültüründe olumsuz duyguların ifade edilmesi hoş karşılanmadığı için, çatışma büyük çoğunlukla uygun olmayan bir durum
Lider İz Bırakır Son yıllarda yaşanan hızlı teknolojik değişim, yaygınlaşan küresel rekabet, değişken ve oynak pazarlar, sermaye yoğun sektörlerde fazla kapasite, işgücünün değişen demografik özellikleri gibi etmenler liderlikle
Satışta Başarının Kimyası “İş hayatı insanı mutlu etmez. Ben de enerjimi işime vermeyi aklımdan bile geçirmem. Bu iş benim için bir gelir kaynağından ibaret. Ofisimi zevkime göre düzenledim.
Hayallerinizin Değil Gerçeklerin Peşinden Koşun Psikoloji bilmeyen ve psikoloji üzerinden para ve ün kazanmaya çalışanların, kullanıma soktukları sahte mesajlardan biri “hayallerin peşinden gitmek”tir. Bu kişilere göre, başarılı insanların
Düşüncelerinizi yöntemlerle buluşturun Sonsuz seçenek arasından kendimize en uygun olanı seçmek sadece şansa bağlı değil. Gerek iş yaşamında, gerekse kişisel gelişimde, psikolojinin ve doğru yöntemlerin önemi tartışılmaz. Prof.
Başarılı Satıcının Ardındaki Kişilik “İş hayatı insanı mutlu etmez. Ben de enerjimi işime vermeyi aklımdan bile geçirmem. Bu iş benim için bir gelir kaynağından ibaret. Ofisimi zevkime göre
Sıradan İşler İyi Yapılabilir Mi? Birçok kurumda hizmet kalitesinin düşüklüğünün temel nedeni, bazı işlerin özel bir yetkinlik veya yetenek gerektirmeyecek kadar basit olduğuna inanmaktır. Garsonluk, çağrı merkezi operatörlüğü,
Yetkinlik Modelinin Sonuna Doğru Geçen yazımızda 70’li yılların ortalarında başlayan ve insan kaynakları alanında büyük bir boşluğu doldurmuş olan yetkinlik modelinin zaman içinde nasıl ayrıntılar içinde kaybolduğunu ve
Kendini doğrulayan kehanet Harvard Üniversitesi profesörlerinden Robert Rosenthal 1969 yılında bir ilkokulda araştırma yapmayı planladığı zaman, psikoloji tarihinde dönüm noktası olacak bir bulguyla karşılaşacağını bilmiyordu. Ders yılı başında