23 Mart 2011 tarihinde İstanbul Conrad Otel’de HR Dergi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen Çalışan Bağlılığı Zirve’sinde Acar Baltaş “Yürekten Adanma” başlığıyla konuştu. Konuşmasını aşağıdaki şekilde özetleyen Acar Baltaş, bu
Her birinin iş profesyonellerini yakından ilgilendiren farklı konularla gerçekleştirilen Baltaş Grubu Salı Toplantıları devam ediyor. Sosyal sorumluluk çerçevesinde 22 Mart Salı günü gerçekleştirilen toplantı, katılımcılar tarafından heyecanla izlendi.
1993 yılında Türkiye’ye ilk kez “stres” kavramını ve bunun sağlık üzerindeki istenmeyen sonuçlarını anlatırken, üzerinde durduğumuz konulardan birisi de “olumlu düşünce”ydi. Her ne kadar olumlu düşünce ve “iyimserlik”
Türkiye Özel Okullar Birliği tarafından düzenlenen “Eğitim ve Beyin ” konulu sempozyum Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun önderliğinde Bakanlık yetkilileri, özel okul kurucuları, yönetici ve öğretmenlerinin katılımıyla yaklaşık
Önceki yazımızda yeni Türkçe’de ”aç gözlülük” denilen eskilerde ise ”tamah” olarak adlandırılan, insan yönelimi üstünde durmuş ve düşünce sürecimizi kontrol eden iki farklı beyin işlevini konu etmiştik. Bunlardan
Verimliliğin böylesine öne çıktığı bir dünyada, çalışanın yaratacağı katma değer bir kurumun en önemli rekabet gücüdür. Başlıca insan kaynakları işlevlerinin, özellikle de çalışan performansının, yöneticinin sorumluluğunda olduğunu bu
Yeni Türkçe’de buna “aç gözlülük” denmektedir. Bu özellik, kutsal kitaplarda insan ahlakı açısından zina, hırsızlık ve cinayetle eşdeğer bir günah sayılır. Ancak insan beyninin yapısını ve işleyişini inceleyen
Amerikalı yazar ve gazeteci Ambrose Bierce, “Beyin düşündüğümüzü sandığımız bir cihazdır demiştir. Bu köşede son beş sayıda yayınlanan “Ekonomik Psikoloji” yazılarını okuyanlar, bu sözdeki gerçek payını kabul edeceklerdir.
İnsanlar dünyaya, hayatın ilk yıllarında şekillenen bir motivasyon düzeyiyle gelir. Ancak … Bütünsel kalite anlayışının yaygınlaşmasıyla işletmeler eğitim programları yardımıyla toplam kalite çalışmaları başlattılar. Ancak bugün geriye baktığımızda,
Geçen yazımızda yatırım konularında gerçekçi olmayan iyimserliğin ve herkese açık bilgileri, “özel” bilgi olarak değerlendirme eğiliminin ciddi yatırım hatalarına yol açtığını ve bu tür hataların profesyonel yatırımcılar tarafından