Y Kuşağını Yönetmek İş hayatında sayısı en hızla artan kesim, 1980-2000 yılı doğanları ifade eden Y kuşağıdır. Son nüfus bilgilerine göre 71 milyon dolayındaki nüfusun yaklaşık %20’sini, 1980
İşten Ayrılmada Destek hizmeti, çeşitli nedenlerle işgücünü azaltmak zorunda kalan işverenin eski çalışanlarına yeni hayatındaki mesleki gelişiminde yardımcı olduğu bir süreçtir. İşgücü azaltmak son on yılda tüm dünyada
İş hayatında sayısı en hızla artan kesim, Y kuşağıdır. Son nüfus bilgilerine göre 71 milyon dolayındaki nüfusun yaklaşık %20’sini, 1980 sonrası doğanlar oluşturuyor. Bu kuşağın iş hayatındaki ağırlığı
Y kuşağı çalışanları öğrenmek, gelişmek, hızlı yükselmek ve kırklı yaşlarında emekli olmak isterler. Bu nedenle yöneticilerinden beklentileri yüksektir ve bu da yöneticilerine büyük sorumluluk yükler. Y kuşağı çalışanlarını
Duyguların Ekonomisi 2002 yılında Daniel Kahneman ekonomi dalında Nobel ödülünü aldı. Kahneman, hayatını çalışma arkadaşı Tversky ile birlikte 1970’li yıllardan başlayarak, insanların somut verilere dayandığına inandıkları kararlarının arkasındaki
Dünyanın eğitim alanındaki en büyük organizasyonu The American Society for Training and Development (ASTD) International Conference and Exposition 2010 bu yıl Amerika’nın Chicago Eyaleti’nde gerçekleştirildi. 70’ten fazla ülkeden
Türk Kültür değerlerini hesaba katan, küresel rekabet kriterlerine odaklanan yönetim anlayışıyla kurumlara hizmet veren Baltaş Grubu, HR Dergi’nin 26-27 Mayıs 2010 tarihinde Polat Renaissance Otel’de gerçekleştireceği 13. Eğitimciler
HR Dergi’nin bu yıl 13 üncüsünü gerçekleştirdiği “Eğitimciler Zirvesi” yoğun katılımla gerçekleştirildi. Zirve’de Prof. Dr. Acar Baltaş “Eğitimle Kişiliği Değiştirmenin Umutsuz Çabaları” başlıklı konuşmasını gerçekleştirdi. Konuşmasında Baltaş, kişilik
Dinamik bir ortamda satışla ilgili bir çok bilgi ve deneyimin paylaşıldığı, yeni vizyonlar ve farklı bakış açılarının kazanıldığı bir platform oluşturmayı hedefleyen Satış Zirvesi’nin 7.si 12-13 Mayıs 2010
Teröristlerden Alınacak Dersler Dünyanın temel yapı taşı bireyler değil, topluluklardır. Toplulukları da ilişkiler biçimlendirir. İlişkiler insanların potansiyelini harekete geçirir. Farklı insanlar, farklı ilişkiler, farklı koşullar insanları geliştirir, dönüştürür.