1993 yılında Türkiye’ye ilk kez “stres” kavramını ve bunun sağlık üzerindeki istenmeyen sonuçlarını anlatırken, üzerinde durduğumuz konulardan birisi de “olumlu düşünce”ydi. Her ne kadar olumlu düşünce ve “iyimserlik”
Önceki yazımızda yeni Türkçe’de ”aç gözlülük” denilen eskilerde ise ”tamah” olarak adlandırılan, insan yönelimi üstünde durmuş ve düşünce sürecimizi kontrol eden iki farklı beyin işlevini konu etmiştik. Bunlardan
Verimliliğin böylesine öne çıktığı bir dünyada, çalışanın yaratacağı katma değer bir kurumun en önemli rekabet gücüdür. Başlıca insan kaynakları işlevlerinin, özellikle de çalışan performansının, yöneticinin sorumluluğunda olduğunu bu
Yeni Türkçe’de buna “aç gözlülük” denmektedir. Bu özellik, kutsal kitaplarda insan ahlakı açısından zina, hırsızlık ve cinayetle eşdeğer bir günah sayılır. Ancak insan beyninin yapısını ve işleyişini inceleyen
Amerikalı yazar ve gazeteci Ambrose Bierce, “Beyin düşündüğümüzü sandığımız bir cihazdır demiştir. Bu köşede son beş sayıda yayınlanan “Ekonomik Psikoloji” yazılarını okuyanlar, bu sözdeki gerçek payını kabul edeceklerdir.
İnsanlar dünyaya, hayatın ilk yıllarında şekillenen bir motivasyon düzeyiyle gelir. Ancak … Bütünsel kalite anlayışının yaygınlaşmasıyla işletmeler eğitim programları yardımıyla toplam kalite çalışmaları başlattılar. Ancak bugün geriye baktığımızda,
Geçen yazımızda yatırım konularında gerçekçi olmayan iyimserliğin ve herkese açık bilgileri, “özel” bilgi olarak değerlendirme eğiliminin ciddi yatırım hatalarına yol açtığını ve bu tür hataların profesyonel yatırımcılar tarafından
Geçen yazımızda, kendisini araba kullanmaktan, dışı görünüşüne bir çok alanda ortalamaya kıyasla daha iyi olarak değerlendirmesinin, normal insan davranışı olduğunu ancak bu değerlendirmelerde fazla ileri gidildiği zaman, oldukça
Bizim “ekonomik psikolojisi” adını verdiğimiz, özgün adı “davranışsal finans” (behavioral finance) olan disiplin kaynağını beyinle ilgili çalışmalardan alır. “Nöroekonomi” (neuroeconomics) adı da verilen bu yeni disiplin, “sinirbilimi” (neuroscience),
Daha önceki yazılarımızda, ekonomik kararlarda duyguların oynadığı rolden ve bu rolün örneklerinden olan “zihinsel muhasebe”den bahsetmiştik. Fiyat-Fayda ilişkisinde bir başka algısal faktör, araştırmacıların zihinsel demirleme ve ayarlama (anchoring